10 Eylül 2010 Cuma

Aphro ve Diony Tatilde

Sevgili Fabrikatörler,
Biliyorsunuz, tatildeydik. Bu yüzden uzuuunca bir süre hiç birşey yazamadık. Ama iyi ki biriktirmişiz diyoruz. Şimdi birikimi kullanma vakti. Kumbarayı açıyoruz! VOHOO!

Ben Aphro. Bu yaz tatilinde allem ettik kullem ettik ailelerimize birşeyler uydurduk ve yaklaşık üç hafta Diony'le beraber Egede bir otelde tatil yaptık. Otelin adını falan vereceğimi umuyorsanız çook yanılıyorsunuz avcunuzu yalayın ya da bilmiyorum istediğiniz herhangi bir yerinizi de yalayabilirsiniz.

Bu üç haftalık tatilden arta kalan o supersexy anılar da birazdan burda olacak. Siz takipte kalın.

Haa bu arada! Tatil boyu Facebook üzerinden paylaşımlarda bulunduk. (Facebook profili için burdaaan: http://www.facebook.com/?ref=home#!/profile.php?id=100000616856016)


Başımıza ve aklımıza gelen anlık olayları ordan duyurduk. Yazınki kadar olmasa da, yine devam ediyoruz. Takip edebilirsiniz.

8 Eylül 2010 Çarşamba

11 Ayın Sultanıyım

 1 2 3 4 5 6
 Ben diony -  Ben Aphro - Ben - Lucifer


3 aylardayıııızz çok günah sikişmeyin.
Şu bayramıda bi atlatalım kocalarımızdan ramazanın intikamını fena alıcazzz.

4 Eylül 2010 Cumartesi

Rosalinda!

Ben Diony.
Hatırlayın Nisan ayında "Diony'den Notlar" diye bir yazı yazmıştım.
(Şööyle buyrunuuz: http://fabrikada.blogspot.com/2010/04/dionyden-notlar.html)

Orda size bir arkadaşımdan bahsetmiştim:

*Başka bir arkadaşım gay olmasına rağmen iddia uğruna bir kızla görüşmeye başladı. Bunu birçok gay yapar, etraftakilerin tepkisini çekmemek için. Ama bu arkadaşım ikinci gün sıkılıp kıza, "Sevgilin bir gay biliyor musun?" dedi. İddiayı kazanmıştı kazanmasına ama ben kızın halini çok merak ediyorum.



*Aynı arkadaşım bir program çıkışı abi dediği bir arkadaşıyla beraber kalacaktı. Çocuk art niyetli çıkmış! Sarılmış, öpmeye kalkmış. Ama bizimki bunu gururuna yediremeyip hırçın Rosalinda gibi montunu alıp çıkmış evden ve yol boyu arkasına bakmadan yürümüş. Abi dediği ise, peşinden gelip sürekli özür dilemiş.

Şimdi o arkadaşım mektup yollamış bize!
Adı Rosalinda olsun madem.
En yakın kız arkadaşı Raino.
Çıkma teklifi ettiği o kız da Elifnaz.
Bakınız neler anlatıyor...





Ah güzel Elifnaz, tatlı Elifnaz!
Bir iddia uğruna başı yanmış Elifnaz!

Raino'yla benzinde otururken 2 güzel kızcağız yan masamıza oturdu. İşte herşey de o zaman başladı. Ben Raino'ya bakıp ne güzel kız dimi? dedim.Özellikle esmer olanı.


Raino da; hadi ben ordan sen ne anlarsın kızdan? Çok ilgin var sanki kızlarla! dedi.
Ben de ona inat kızı süzmeye başladım. kız da boş çıkmadı anacım ben ne yapayım? Yollu bu yoollu dedik! giriştim kıza.

Her neyse yok güzeldi, yok çirkindi derken kızlar kalktı gitti. Biz yine kaldık Raino'yla.

Raino; Neydi o öyle? dedi.
Ben: Ne neydi? gülelim eğlenelim.
Raino: Hadi be ordan! bana gıcıklık olsun diye kızı tuvalette sikecektin resmen.
Ben: E nevar? Bi kıza bakmışımm. Ayrıca sadece erkeklerle sevişmek zorunda değilim dimi?
Raino: Uf! Sus Rosalinda ya! :D gülüşmeler fln derken iş, oğlum o kız yolluydu o yüzden sana baktı sen benim gösterdiğim bi kızı kafalasana kolaysa dedi. Ee burcum oğlak yükselenim akrep! Ben boş durumuyum?!

-Durmadım tabiki hemen benzinden kalkıp eve gitmeye karar verdik. eve gittik Raino facebook daki arkadaşlarımdan en namuslusunu en güzelini aramaya başladı. Ama nafile bu dünyada çirikinsen namuslu olamazsın.. E güzelsen namus güzellerde bulunan bişeymiydi ki?

Neyse, Elifnazcığıım en altta masum masum duruyodu, Raino bi tıkla girdi profile baktı bunda iş var tmm Rosa! Budur! Bu kızı tavlayacaksın! dedi.

Eee başa gelen çekilir. Hemen kızın 78 fotoğrafımın 66 sini beğenerek başladım işe. Geriye kalanlar zaten arda Turanın resmiydi çirkin adamlar bana sexi gelir normalde ama Arda bana hiç çekici gelmediği için fotolara bile bakamadım.
Sonra kıza yağlar, iltifatlar, çok güzelsin bi gay bi kızı nasıl etkiler ki? Aslında gayleri normal kızlar çok cazip buluyor. Çünkü ortak özelliklerimiz çok fazla her neyse..

Bu kıza geceden sabaha çıkma teklifinde bulundum. O da daha çok erken olmaz fln fişman sonra kendisi bana çıkma teklifini mesaj olarak attı. Ben de kabuul ettim?! :D

Tam tamına 1 gün çıktık. Ama teklifi kabul ettikten sonra içim daralıyo eve sığamıyorum neden mi? Raino'dan alacağım mango hırkanın hiç bir alaksı yok! Benim bi kız arkadaşım var! Benim!?



WTF?!




Neyse Elifnazın bana çıkma teklifi ettiği satte kıza aynen şöyle bi mesaj attım;


"Sevgilin bi gay biliyosun dimi?"

Elifnaz'dan gelen mesaj;

"Evet."


Evet mi? Oha! Bile bile lades yapmış kız!
Demek ki neymiş? Oyuna getirdim derken, pat! Sen oyunun kurbansın!

Bi hikayem daha var daha sonra sizlerle olacağım.
Özleyin beni!



Ah Rosa. Raino'dan aldığın hırka bir kenara, bir sonraki yazını da çok merak ediyorum.
Elifnaz'ı da :(

Yseult'un Erkek Arkadaşı, Tristan'ın Mektubu

Hatırlarsınız Yseult'u.
Üç dört ay önce, erkek arkadaşı biricik Tristan'la geçirdiği birkaç günü anlatan bir mektup yollamıştı bize. (Burdan okuyabilirsiniz: http://fabrikada.blogspot.com/2010/05/yseultun-mektubu.html)
Hikayelerinin devamını anlatan mektup ise Tristan'dan geldi. Noktasına, virgülüne hatta fotoğrafına dahi dokunmadan yayınlıyoruz.
İşte Tristan'ın mektubu


Sevgili Aphro ve Diony,


Ben Tristan.
Yseult daha önceki buluşmamızı anlatmıştı, ayrı şehirlerde oluşumuzu bu yüzden libidomuzun tavan yaptığını ve ablasının evinde buluştuğumuzu biliyorsun. Yine kavuştuk, yine seviştik. Yazlıklarımız aynı yerde çok şükür. Ve çok şükür ki yaz geldi. Dananın kuyruğu koptu. İkimiz de buluşmak için çok çok heyecanlıydık. İlk karşılaşmayı ve havuzda geçen kısa oynaşmaları es geçiyorum. Gündüz oynaştık gece uslu uslu oturduk çay içtik desem inanmazsınız. Anlatıyorum:

Hava karardı mevsimlik arkadaşlarımızla bara gittik. Bar tanıdık, su gibi akıyordu biralar hey anam. Sonra da ‘Biz bi gezelim’ dedik uçarcasına çıktık oradan.


Gittik sitedeki boş bir evin gür ağaçlı bahçesine. Fularıyla Yseult’un gözlerini bağladım. Sonra saçlarını hafifçe sırtına doğru çekip boynunu yalamaya başladım. Ardından yavaşça gömleğinin düğmelerini açtım. Siyah sutyeni ve siyah taytıyla o kadar seksiydi ki anlatamam. Yavaşça göğüs uçlarını yaladım. Zevk aldığını görünce daha da tahrik oldum. Sonra onu yavaşça çimenlere yatırdım. Taytını çıkardım ve tangasının arasından içinde gidip gelmeye başladım. O da elleriyle sırtıma bastırıp beni kendine doğru çekti. Kısık sesler çıkarıyordu ama ben yine de korktum ve elimle ağzını kapadım. Bir kaç dakika sonra elimi ısırdı ve gözündeki fuları çıkardı. Tekrar deli gibi öpüştük. Bir anda dizlerime kadar inik olan boxerımı çıkarıp fırlattı. Daha sonra beni ağzına aldı. Ben de az önce gözünde bağlı olan fuları alıp onun göğüslerinde gezdirdim. Sonra küçük bir hareketle onu kucağıma alıp ağaca yasladım. Tekrar gidip geliyordum. Korunmasız seks çok daha delirtici olduğundan kendimizden geçmiştik.

Çok yorulmuş, ağacın dibinde Adem ve Havva gibi kıvrılmışken bir ses duyduk. Nasıl giyindik oradan nasıl kaçtık hatırlamıyorum. Gelen site bekçisiydi. Halbuki gayet sessizdik :) Sonuçta yakalanmadık yani ama, bizi öyle görmemesi büyük şans.
Sizi seviyoruz Fabrika, çok öptük.



Bir de böyle en sonunda sizi seviyoruz demiyorlar mı :)

7 Temmuz 2010 Çarşamba

Baklavan Ne Güzelmiş


Ben Diony.
Bu sefer pazartesiyi salıya bağlayan geceydi. Yine arzularım sarzulanıyordu.
Mesaj attı: "Geliyorum."
Ben 15 dakika içinde bütün bakım kürlerini uyguladım. Dişlerimi fırçaladım, karadeliğimi temizledim, duşumu aldım, kremler, parfümler bilmem ne. Hazır oldum kapı çaldı.
Açtım.
Elinde bir tepsi baklavayla karşımdaydı.
Allah belanı versiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiin!
Al o baklavaları ................!
Ne küfürler ettim içimden, tabi bozulduğumu hiç çaktırmadım.
"Hmmmm. Baklavan ne güzelmiiş."
Uf aptal. Geber.
Neyse en azından antepfıstıklıydı.

25 Haziran 2010 Cuma

Perşembe'yi Cuma'ya Bağlayan Gece

Ben Diony.
Uzun zamandır yazmamıştım ama böyle hüsraniye bir yazıyla dönmek istemezdim.

Bilirsiniz. Herkesin sürekli sex yaptığı insanlar vardır. İşte benim de bir kaç tane var. Aralarında numaralandırıyorum onları yeteneklerine göre :)

Neyse bir tanesinden mesaj geldi ve evine gittim. Oturduk sohbet muhabbet kısa sürdü tabi ki. Başladık sevişmeye. Tam doruktayken bir anda telefonum çaldı. Arayan favorimdi, yanına çağırıyordu. İçimden ne haykırışlar ne patlamalar yaşadım bilemezsiniz. Gelemeyeceğimi söyleyerek kibarca redettim. Ağlayarak öbürüyle sevişmeye devam etmek zorundaydım. Ama ne oldu?
Penisim adeta felç olmuştu.
Sevişmeye devam ederken kimleri gözümün önüne getirdim neler hayal ettim yok!
Anacım tat kaçtı mı kaçıyor.

O gece beni arkadan aktiflik pakladı anca. Anladınız siz.

6 Haziran 2010 Pazar